Herhangi bir kelime yazın!

"in your bones" in Turkish

ilık kemiklerindederinlerinde (içten hissederek)

Definition

Açıklayamasan da içgüdüsel şekilde güçlü bir şekilde hissettiğin duygu veya kesinliği anlatır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok konuşma dilinde, içgüdüsel veya güçlü bir his anlatılırken kullanılır. Mantıklı veya kanıta dayalı kesinlik için kullanılmaz.

Examples

I just know in your bones that she will be okay.

Sadece biliyorum, **ilik kemiklerinde** onun iyi olacağını hissediyorum.

You can feel the cold in your bones during winter here.

Burada kışın soğuğu **ilik kemiklerinde** hissediliyor.

Sometimes you just know the truth in your bones.

Bazen, sadece **ilik kemiklerinde** gerçeği bilirsin.

He doesn't show it, but in your bones you know he's upset.

Belli etmiyor ama onun üzgün olduğunu **ilik kemiklerinde** hissediyorsun.

When I heard the news, I felt fear in your bones.

Haberleri duyunca **ilik kemiklerinde** korku hissettim.

Call it a hunch, but you just trust it in your bones.

Buna bir his de, ama **ilik kemiklerinde** güveniyorsun.