"in tatters" in Turkish
Definition
Bir şey 'paramparça' olduğunda, tamamen hasar görmüş, yok olmuş veya bozulmuştur; hem gerçek nesneler hem de plan ya da itibar gibi soyut şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Paramparça' ve 'lime lime' ilişkiler, umutlar ya da itibar gibi soyut şeyler için sıkça kullanılır. Küçük bozulmalar için değil, büyük çaplı yıkımlar için uygun bir ifadedir.
Examples
Her favorite dress was in tatters after the accident.
Kazadan sonra en sevdiği elbise **paramparça** olmuştu.
The old flag was in tatters after so many years.
Yıllar sonra eski bayrak **lime lime** olmuştu.
The plan was in tatters after the unexpected changes.
Beklenmedik değişikliklerden sonra plan **paramparça** oldu.
By the end of their argument, their friendship was in tatters.
Tartışmanın sonunda dostlukları **paramparça** olmuştu.
His reputation was in tatters after the scandal.
Skandaldan sonra onun itibarı **paramparça** oldu.
By the time we arrived, the house was already in tatters from the storm.
Biz vardığımızda fırtına yüzünden ev zaten **paramparça** olmuştu.