Herhangi bir kelime yazın!

"in person" in Turkish

yüz yüze

Definition

Bir işi telefonla, çevrim içi ya da başka bir şekilde değil, fiziksel olarak orada bulunarak yapmak.

Usage Notes (Turkish)

‘in person’ hem formal hem informal ortamlarda kullanılır ve genellikle 'yüz yüze görüşmek', 'yüz yüze başvurmak' gibi eylemlerle birlikte geçer. 'personally' farklı anlam taşır.

Examples

I want to meet you in person.

Seni **yüz yüze** görmek istiyorum.

You must apply in person at the office.

Başvuruyu ofiste **yüz yüze** yapmalısınız.

She saw the painting in person.

Tabloyu **yüz yüze** gördü.

I've only talked to him online, never in person.

Onunla sadece çevrim içi konuştum, hiç **yüz yüze** görüşmedim.

It feels different seeing the concert in person instead of on TV.

Konseri televizyondan izlemek yerine **yüz yüze** izlemek farklı hissettiriyor.

Can we settle this in person?

Bunu **yüz yüze** halledebilir miyiz?