"in passing" in Turkish
Definition
Bir şey konuşulurken ana konu olmadan, kısaca veya üstünkörü olarak başka bir şeyden bahsetmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'söylemek', 'bahsetmek', 'duymak' gibi fiillerle kullanılır. Önemli duyurular için kullanılmaz.
Examples
He mentioned my name in passing during the meeting.
Toplantıda adımı **laf arasında** söyledi.
She told me about her new job in passing yesterday.
Dün yeni işinden bana **laf arasında** bahsetti.
I heard in passing that the shop will close soon.
Dükkanın yakında kapanacağını **üstünkörü** duydum.
He just brought it up in passing—I don't think it's serious.
Sadece **laf arasında** söyledi—ciddi olduğunu sanmıyorum.
You mentioned Paris in passing before—have you ever been there?
Daha önce Paris'ten **laf arasında** bahsetmiştin—hiç gittin mi?
I only mentioned my plans in passing, so he probably forgot.
Planlarımı sadece **laf arasında** söyledim, bu yüzden büyük ihtimalle unuttu.