"in name only" in Turkish
Definition
Bir şeyin yalnızca ismen var olup, gerçekte yetkisi, işlevi veya niteliği olmaması durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle makam, pozisyon veya kurumlar sadece kâğıt üzerinde var olduğunda kullanılır; eleştirel bir ton taşıyabilir.
Examples
He is the leader in name only.
O, **adı var ama kendisi yok** bir lider.
The company exists in name only now.
Şirket şu anda **sadece isimde** var.
Their marriage was in name only.
Onların evliliği **adı var ama kendisi yok**tu.
I'm the boss in name only—my team doesn't listen to me at all.
Ben **sadece isimde** patronum—ekibim beni hiç dinlemiyor.
That committee is in name only; it never even meets.
O komite **sadece isimde**; toplanmıyor bile.
She’s my partner in name only, not in how we run things.
O, **adı var ama kendisi yok** bir ortağım, iş yürütmede değil.