Herhangi bir kelime yazın!

"in heaven" in Turkish

cennette

Definition

Tanrı'nın veya tanrıların yaşadığına inanılan, ölülerden sonra sonsuz mutluluk yeri. Mecazi olarak, büyük bir mutluluk veya huzur hali için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Hem dinî (ölümden sonra yaşam) hem de mecaz olarak (çok mutlu olmak) kullanılabilir. 'rest in heaven', 'in heaven now' gibi ifadelerde yaygındır. Gerçek, fiziksel yerler için genellikle kullanılmaz.

Examples

Many people believe their loved ones are in heaven after they die.

Birçok insan sevdiklerinin öldükten sonra **cennette** olduklarına inanır.

Children sometimes ask what it is like in heaven.

Çocuklar bazen **cennette** nasıl olduğunu sorarlar.

She believes her grandma watches over her in heaven.

Büyükannesinin kendisini **cennette** izlediğine inanıyor.

That chocolate cake was so good, I felt like I was in heaven.

O çikolatalı pasta o kadar güzeldi ki kendimi **cennette** gibi hissettim.

He looked so peaceful, like he was already in heaven.

O kadar huzurlu görünüyordu ki, sanki zaten **cennette**ydi.

When I finally got to relax on the beach, I was in heaven.

Sonunda plajda dinlenebildiğimde kendimi **cennette** hissettim.