"in a tizzy" in Turkish
Definition
Önemsiz bir şey yüzünden heyecanlı, kaygılı veya kafası karışık olmak.
Usage Notes (Turkish)
Bu deyim gayriresmî ve hafif bir şekilde, küçük heyecan veya kaygı durumlarını anlatmak için kullanılır. Ciddi kaygı için uygun değildir.
Examples
She was in a tizzy before her big exam.
Büyük sınavından önce **panik halindeydi**.
Don’t get in a tizzy over a little mistake.
Küçük bir hata için **telaş etme**.
He was in a tizzy when he lost his keys.
Anahtarlarını kaybedince **panikledi**.
Sorry I called you late last night—I was in a tizzy about tomorrow’s interview.
Geç saatte aradığım için üzgünüm—yarınki mülakat konusunda **telaş içindeydim**.
She gets in a tizzy every time the Wi-Fi goes down.
Wi-Fi gittiğinde her seferinde **panik halinde oluyor**.
The office was in a tizzy when the boss announced a surprise meeting.
Patron sürpriz bir toplantı duyurunca ofis **panik haline** girdi.