"impinge" in Turkish
Definition
Bir şey üzerinde genellikle olumsuz etkide bulunmak veya birinin haklarına ya da alanına izinsiz girmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve akademik kullanımdadır; çoğunlukla 'on/upon' ile beraber gelir; daha çok olumsuz sonuçlar için kullanılır. 'Impact' ile karıştırmayın.
Examples
Loud noises can impinge on your ability to concentrate.
Yüksek sesler, konsantre olabilme yetinizi **olumsuz etkileyebilir**.
You cannot impinge on other people's personal space.
Başka insanların kişisel alanına **tecavüz edemezsiniz**.
Laws are made to protect us from things that impinge on our rights.
Yasalar, haklarımızı **ihlal eden** durumlardan bizi korumak için yapılmıştır.
If the new policy impinges on your freedom, let us know.
Yeni politika özgürlüğünüzü **kısıtlıyorsa** lütfen bize bildirin.
Try not to let work impinge on your family time.
İşin, aile zamanınıza **olumsuz etki etmemesine** çalışın.
Social media shouldn’t impinge on your privacy.
Sosyal medya gizliliğinizi **ihlal etmemeli**.