"immortalized" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi sanat, yazı ya da hafıza yoluyla sonsuza kadar ünlü ve akılda kalıcı hâle getirmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve edebi bağlamlarda kullanılır. Kişiler, başarılar veya olaylar için uygundur. Günlük konuşmada nadir kullanılır. 'immortalized in' şeklinde kullanımı yaygındır.
Examples
The artist immortalized the beautiful landscape in his painting.
Sanatçı o güzel manzarayı tablosunda **ölümsüzleştirdi**.
Her words were immortalized in the novel.
Sözleri roman içinde **ölümsüzleştirildi**.
He was immortalized by a statue in the city center.
Şehrin merkezindeki bir heykelle **ölümsüzleştirildi**.
That song truly immortalized their love story for generations to come.
O şarkı, aşk hikâyelerini nesiller boyunca **ölümsüzleştirdi**.
She felt honored to be immortalized in the historical documentary.
Tarihi belgeselde **ölümsüzleştirildiği** için onur duymuştu.
With one photograph, his bravery was immortalized for the world to see.
Tek bir fotoğrafla, cesareti tüm dünyaya **ölümsüzleştirildi**.