"horselaugh" in Turkish
Definition
Başkalarını küçümseyerek veya alay ederek atılan yüksek ve kaba kahkaha. Genellikle dalga geçme amacı taşır.
Usage Notes (Turkish)
Bu deyim eski ve esprili ya da edebi anlatımlarda kullanılır. Sadece birini küçümseyici, aşağılayıcı kahkahalar için uygundur; sıradan gülmek anlamında kullanılmaz.
Examples
He let out a loud horselaugh when he saw the clowns.
Palyaçoları görünce yüksek sesle bir **alaycı kahkaha** attı.
Everyone turned around when the horselaugh echoed in the room.
Odada **alaycı kahkaha** yankılanınca herkes arkasına döndü.
The teacher was upset by the student's horselaugh.
Öğretmen, öğrencinin **alaycı kahkahası** yüzünden üzüldü.
You could hear his horselaugh from the other side of the building—it was that loud and annoying.
Onun **alaycı kahkahası** binanın diğer ucundan bile duyuluyordu; o kadar yüksek ve rahatsız ediciydi.
Rather than a friendly chuckle, Mark gave a harsh horselaugh at Steve’s mistake.
Mark, samimi bir gülümseme yerine Steve’in hatasına sert bir **alaycı kahkaha** attı.
The comedian paused after the audience’s loud horselaugh to deliver the next joke.
Komedyen, seyircilerin yüksek **alaycı kahkahası** sonrası bir sonraki şakasını anlatmak için durdu.