"hobnob with" in Turkish
Definition
Özellikle önemli veya ünlü kişilerle dostça ve samimi bir şekilde vakit geçirmek.
Usage Notes (Turkish)
Yarı resmi; genellikle güçlü veya ünlü kişilerle samimi ortamlarda vakit geçirmeyi anlatır. Bazen toplumsal statü yükseltme anlamı taşır. Sıradan arkadaş grubu için kullanılmaz.
Examples
He likes to hobnob with politicians at big events.
Büyük etkinliklerde siyasetçilerle **takılmayı** sever.
She had the chance to hobnob with movie stars last night.
Dün gece film yıldızlarıyla **samimi olma** fırsatı vardı.
Rich businessmen often hobnob with other influential people.
Zengin iş adamları genellikle diğer etkili kişilerle **takılır**.
I saw her hobnobbing with the CEO at the party like they were old friends.
Partide onu, CEO ile sanki eski dostlarmış gibi **takılırken** gördüm.
If you want the inside scoop, try to hobnob with some of the reporters.
İçeriden haber almak istiyorsan, gazetecilerle **samimi olmayı** dene.
They spent the whole evening hobnobbing with local celebrities and business leaders.
Tüm akşamı yerel ünlüler ve iş liderleriyle **takılarak** geçirdiler.