Herhangi bir kelime yazın!

"hit your stride" in Turkish

kendi ritmini yakalamaken iyi performansına ulaşmak

Definition

Bir işe, spora ya da aktiviteye alıştıktan sonra en iyi şekilde performans göstermeye başlamak anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik dilde, başlangıçta zorlanıp daha sonra alışınca iyi performans göstermeyi anlatır. 'Ritmini yakalamak' ya da 'tam açılmak' gibi ifadelerle kullanılır.

Examples

It took a few weeks, but she finally hit her stride at her new job.

Birkaç hafta sürdü ama sonunda yeni işinde **kendi ritmini yakaladı**.

After warming up, the runners hit their stride and ran faster.

Isınma sonrası koşucular **kendi ritmini yakalayıp** daha hızlı koştular.

You’ll hit your stride once you get used to the schedule.

Takvime alışınca **kendi ritmini yakalayacaksın**.

It was tough at first, but I really hit my stride by the end of the year.

Başta zordu ama yıl sonunda gerçekten **en iyi performansımı gösterdim**.

Once the project team hit their stride, everything started running smoothly.

Proje ekibi **kendi ritmini yakaladıktan sonra** her şey sorunsuz ilerlemeye başladı.

Give her a little time—she’ll hit her stride soon enough.

Ona biraz zaman ver—yakında **kendi ritmini yakalayacaktır**.