"high on the hog" in Turkish
Definition
Çok para ve pahalı eşyalarla, büyük bir konfor veya lüks içinde yaşamak.
Usage Notes (Turkish)
Amerikan İngilizcesinde gayriresmi bir deyimdir. Genellikle 'live' veya 'be' ile kullanılır, sıradan konfor değil, gösterişli bir lüks kast edilir.
Examples
They are living high on the hog after winning the lottery.
Onlar piyangoyu kazandıktan sonra **büyük bir lüks içinde yaşıyorlar**.
My uncle likes to eat high on the hog at expensive restaurants.
Amcam pahalı restoranlarda **lüks içinde yemek yemeyi** sever.
When she got her raise, she started living high on the hog.
Maaşını artırınca, **büyük bir lüks içinde yaşamaya** başladı.
After their business took off, the whole family was high on the hog.
İşleri yoluna girdikten sonra bütün aile **büyük bir lüks içinde yaşamaya** başladı.
She always pretends she's high on the hog, but she's actually in debt.
O her zaman **büyük bir lüks içinde yaşıyormuş gibi yapıyor**, ama aslında borçlu.
Don't get fooled—they aren't really high on the hog, it's just for show.
Aldanma—they gerçekten **lüks içinde yaşamıyorlar**, sadece gösteriş.