Herhangi bir kelime yazın!

"hidebound" in Turkish

tutucudar görüşlü

Definition

Değişime açık olmayan, eski fikirlerde ve geleneklerde ısrar eden kişi veya grup.

Usage Notes (Turkish)

Eleştirel ve resmi bir kullanımda rastlanır; 'tutucu görüşler' veya 'tutucu kişiler' gibi ifadelerde kullanılır, günlük konuşmada nadirdir.

Examples

His hidebound thinking stopped the company from modernizing.

Onun **tutucu** düşünceleri şirketin modernleşmesini engelledi.

The school was run by hidebound administrators.

Okul, **tutucu** yöneticiler tarafından yönetiliyordu.

Her parents' hidebound ideas made her life difficult.

Anne babasının **tutucu** fikirleri onun hayatını zorlaştırdı.

Don't be so hidebound—try something new for a change!

Bu kadar **tutucu** olma—bir değişiklik için yeni bir şey dene!

The committee is too hidebound to accept fresh ideas.

Komite yeni fikirleri kabul etmek için fazla **tutucu**.

That’s a pretty hidebound attitude for someone so young.

Bu yaşta oldukça **tutucu** bir tutum bu.