"hew" in Turkish
Definition
Baltayla veya keskiyle tahta ya da taşı kesmek veya şekil vermek. Ayrıca, bir kurala veya geleneğe sıkı sıkıya bağlı kalmak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve eski tarz bir kelimedir, genellikle 'hew wood' veya 'hew to tradition' gibi ifadelerde kullanılır. Günlük konuşmada genellikle 'cut' kelimesi tercih edilir. Mecazi anlamı daha çok resmi veya edebi yazılarda görülür.
Examples
He used an axe to hew the log into shape.
O baltayla kütüğü **yontarak** şekil verdi.
They hewed large stones to build the wall.
Onlar duvar yapmak için büyük taşları **yonttular**.
She hewed a path through the forest.
Ormanda bir yol **açtı**.
The sculpture was hewn from a single block of marble.
Heykel, tek bir mermer bloktan **yontulmuş**.
Many traditions are hewn to by the older generation.
Birçok gelenek, yaşlı nesil tarafından **sıkı sıkıya uygulanıyor**.
He tried to hew to his beliefs despite the pressure.
Baskıya rağmen inançlarına **bağlı kalmaya** çalıştı.