Herhangi bir kelime yazın!

"helplessness" in Turkish

çaresizlik

Definition

Kendine yardım edememe veya durumu kontrol edememe duygusu ya da hali.

Usage Notes (Turkish)

Hem duygusal hem de pratik durumlar için geçerlidir. Sıklıkla 'çaresizlik hissi', 'derin çaresizlik' gibi kullanılır. Şaka veya argo konuşmada fazla kullanılmaz.

Examples

She felt helplessness during the long power outage.

Uzun süren elektrik kesintisi sırasında o, **çaresizlik** hissetti.

His helplessness was clear when he could not fix the car.

Arabayı tamir edemeyince onun **çaresizliği** açıktı.

Children can sometimes show helplessness when facing difficult tasks.

Çocuklar zorlu görevlerle karşılaştıklarında bazen **çaresizlik** gösterebilirler.

There was a deep sense of helplessness after the disaster struck.

Felaketten sonra derin bir **çaresizlik** vardı.

You could hear helplessness in his voice when he called for help.

Yardım için bağırırken sesinde **çaresizlik** duyuluyordu.

Many people experience helplessness when dealing with big life changes.

Birçok insan büyük yaşam değişiklikleriyle karşılaştıklarında **çaresizlik** yaşar.