"heckle" in Turkish
Definition
Bir konuşmacıyı ya da sanatçıyı, alay ederek ya da bağırarak kamuya açık şekilde rahatsız etmek veya sözünü kesmek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz veya saygısız bir durumdur; 'audience', 'comedian', 'speech' gibi kelimelerle sıkça kullanılır. 'interrupt' veya 'tease' ile karıştırılmamalı.
Examples
Some people like to heckle comedians during their shows.
Bazı insanlar gösteri sırasında komedyenlere **laf atmayı** sever.
The politician was constantly heckled by the crowd.
Siyasetçi kalabalık tarafından sürekli **laflara maruz kaldı**.
Please do not heckle the performers during the play.
Lütfen oyun sırasında sanatçılara **laf atmayın**.
The audience started to heckle when the singer forgot the lyrics.
Şarkıcı sözleri unutunca izleyiciler **laf atmaya** başladı.
He tried to keep going, even though people were heckling him from the back row.
Arka sıradan insanlar ona **laf atsa** da devam etmeye çalıştı.
Comedians have to be quick on their feet when someone heckles them.
Komedyenler birisi onlara **laf attığında** hızlı davranmak zorunda.