"have your heart set against" in Turkish
Definition
Bir şeye kesinlikle karşı olmak ve fikrini değiştirmeye istekli olmamak.
Usage Notes (Turkish)
Biraz resmi veya edebi bir ifadedir; güçlü ve duygusal bir karşı çıkışı vurgular. 'Kalbim tamamen karşı' gibi kullanılır. Günlük dilde daha basit ifadeler daha sık kullanılır.
Examples
My parents have their hearts set against buying a dog.
Ailem bir köpek almaya **kesinlikle karşı**.
She has her heart set against moving to another city.
O, başka bir şehre taşınmaya **kesinlikle karşı**.
If you have your heart set against an idea, it's hard to change your mind.
Bir fikre **kesinlikle karşıysan**, fikrini değiştirmek zordur.
Ever since her bad experience, she's had her heart set against traveling alone.
Kötü deneyiminden sonra, yalnız seyahat etmeye **kesinlikle karşı**.
No matter what arguments I gave, he had his heart set against accepting the offer.
Ne kadar ikna etmeye çalışsam da, teklifi kabul etmeye **kesinlikle karşıydı**.
Even after months, the community has its heart set against the new construction project.
Aylar geçse de, toplum yeni inşaat projesine **kesinlikle karşı** olmaya devam ediyor.