"have hell to pay" in Turkish
Definition
Bir hata veya yanlış yapıldığında ciddi sorunlar ya da ağır sonuçlarla karşılaşmak.
Usage Notes (Turkish)
Oldukça gayri resmi; genellikle uyarı veya başının belada olduğunu anlatmak için kullanılır. 'Eğer X yaparsan, başına büyük bela alırsın' şeklinde geçer. Resmi ortamlarda kullanılmaz.
Examples
If you break mom's vase, you'll have hell to pay.
Eğer annenin vazosunu kırarsan, **başına büyük bela alırsın**.
He lied to his boss and now he'll have hell to pay.
Patronuna yalan söyledi, şimdi **ağır bedel ödeyecek**.
Don't be late again or you'll have hell to pay.
Bir daha geç kalırsan **başına büyük bela alırsın**.
He forgot their anniversary and now he really has hell to pay.
Yıldönümlerini unuttu, şimdi **başına fena bir bela aldı**.
Trust me—you'll have hell to pay if you touch his car.
Bak bana—arabasına dokunursan **başına büyük bela alırsın**.
When the truth comes out, they're all going to have hell to pay.
Gerçekler ortaya çıkınca hepsi **ağır bedel ödeyecek**.