"have had it" in Turkish
Definition
Bir şeyden çok yorulmak veya sinirlenmek ve artık katlanamamak. Bir eşyanın bozulduğunu anlatmak için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve samimi ortamlarda kullanılır; tekrar eden sıkıntılarda ya da eşya bozulduğunda söylenir. Resmî metinlerde kullanılmaz.
Examples
I have had it with this loud music.
Bu yüksek sesli müzikten **bıktım** artık.
She feels like she has had it at work.
İş yerinde artık **dayanacak hâli kalmadı** gibi hissediyor.
This old car has had it.
Bu eski araba artık tamamen **bozulmuş**.
Honestly, I've had it with waiting in line every morning.
Dürüst olmak gerekirse, her sabah sırada beklemekten **bıktım**.
Tell your brother I have had it with his pranks.
Kardeşine söyle, onun şakalarından artık **bıktım**.
If my phone freezes again, it has had it for real this time.
Telefonum tekrar donarsa, bu sefer gerçekten **bozulmuş** olacak.