Herhangi bir kelime yazın!

"have had it" in Turkish

bıktımdayanacak hâlim kalmadıbozulmuş (eşya için)

Definition

Bir şeyden çok yorulmak veya sinirlenmek ve artık katlanamamak. Bir eşyanın bozulduğunu anlatmak için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik ve samimi ortamlarda kullanılır; tekrar eden sıkıntılarda ya da eşya bozulduğunda söylenir. Resmî metinlerde kullanılmaz.

Examples

I have had it with this loud music.

Bu yüksek sesli müzikten **bıktım** artık.

She feels like she has had it at work.

İş yerinde artık **dayanacak hâli kalmadı** gibi hissediyor.

This old car has had it.

Bu eski araba artık tamamen **bozulmuş**.

Honestly, I've had it with waiting in line every morning.

Dürüst olmak gerekirse, her sabah sırada beklemekten **bıktım**.

Tell your brother I have had it with his pranks.

Kardeşine söyle, onun şakalarından artık **bıktım**.

If my phone freezes again, it has had it for real this time.

Telefonum tekrar donarsa, bu sefer gerçekten **bozulmuş** olacak.