"have clean hands" in Turkish
Definition
Suçsuz olmak, özellikle yasa dışı ya da ahlaksız bir şeye karışmamış olmak; hiçbir yanlış yapmamış olmak.
Usage Notes (Turkish)
Kelime grubu deyim olarak kullanılır; gerçek el temizliği değil, suçsuzluk/masumiyet anlamındadır. Özellikle hukukta, siyasette ve resmi olaylarda geçer.
Examples
The judge said he had clean hands in the case.
Hakim, onun bu davada **temiz elleri olduğunu** söyledi.
She proved that she had clean hands during the investigation.
Soruşturma sırasında **temiz elleri olduğunu** kanıtladı.
If you have clean hands, you have nothing to fear.
**Temiz ellerin varsa**, korkacak bir şeyin yok.
Don't worry about rumors—everyone knows you have clean hands.
Söylentilere aldırma—herkes **temiz ellerin olduğunu** biliyor.
They kept asking questions, but I have clean hands—I didn't take anything.
Sürekli soru sordular ama benim **temiz ellerim var**—hiçbir şey almadım.
Honestly, I have clean hands when it comes to that project—I wasn't even there.
Açıkçası o projede benim **temiz ellerim var**—oradaydım bile değilim.