Herhangi bir kelime yazın!

"have a time" in Turkish

harika vakit geçirmekunutulmaz bir deneyim yaşamak

Definition

Çok eğlenmek veya unutulmaz, güzel bir deneyim yaşamak. Genellikle keyifli anılarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle samimi veya gayri resmi ortamlarda kullanılır. Bazen zor ama unutulmaz tecrübeleri anlatmak için esprili şekilde de söylenebilir.

Examples

I hope you have a time at the festival.

Umarım festivalde **harika vakit geçirirsin**.

They always have a time when they travel together.

Birlikte seyahat ettiklerinde her zaman **harika vakit geçirirler**.

Did you have a time last night at the party?

Dün gece partide **harika vakit geçirdin mi**?

Wow, we really had a time hiking up that mountain!

Vay canına, o dağa tırmanırken gerçekten **unutulmaz bir deneyim yaşadık**!

Trust me, you'll have a time if you go to that concert.

O konsere gidersen emin ol **harika vakit geçireceksin**.

We had a time trying to find our car in that huge parking lot!

O devasa otoparkta arabamızı ararken **unutulmaz bir zaman yaşadık**!