Herhangi bir kelime yazın!

"hastening" in Turkish

hızlandırmakçabuklaştırmak

Definition

Bir olayın ya da sürecin bilinçli şekilde daha hızlı gerçekleşmesini sağlamak veya hızlandırmak.

Usage Notes (Turkish)

‘Hızlandırmak’/‘çabuklaştırmak’ genelde resmi veya yazılı metinlerde kullanılır; günlük konuşmada nadirdir. Planlı ve kasıtlı bir hızlanmayı anlatır, rastgele veya telaşlı bir acele değil.

Examples

She is hastening her steps to catch the bus.

Otobüsü yakalamak için adımlarını **hızlandırıyor**.

The company is hastening production to meet demand.

Şirket, talebi karşılamak için üretimi **hızlandırıyor**.

Rain clouds were hastening the end of our picnic.

Yağmur bulutları pikniğimizin sonunu **hızlandırdı**.

By hastening the process, they finished the project ahead of schedule.

Süreci **hızlandırarak** projeyi planlanandan önce bitirdiler.

They’re hastening his recovery with special treatments.

Özel tedavilerle iyileşmesini **hızlandırıyorlar**.

Nothing good comes from hastening to judgment without all the facts.

Tüm gerçekler olmadan hükme **hızlandırarak** varmanın hiçbir faydası yok.