Herhangi bir kelime yazın!

"harbouring" in Turkish

gizlemekbarındırmak

Definition

Bir duyguyu, düşünceyi ya da kişiyi gizlice saklamak veya birine barınak sağlamak anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

'Harbouring' hem duyguları ("harbouring resentment"), hem de insanı saklama ("harbouring a fugitive") gibi ifadelerde kullanılır. 'Harbor' (liman) ile karıştırmayın.

Examples

She was harbouring anger after the argument.

Tartışmadan sonra hâlâ içinde öfke **gizliyordu**.

He is harbouring a secret from his friends.

Arkadaşlarından bir sırrı **gizliyor**.

The man was arrested for harbouring a fugitive.

Adam, bir kaçakçıyı **barındırdığı** için tutuklandı.

Are you harbouring any doubts about your decision?

Kararın hakkında hiç şüphe **gizliyor** musun?

She denied harbouring any bad feelings toward him.

Ona karşı kötü duygular **beslediğini** inkâr etti.

Sometimes we don't even realize we're harbouring old pain.

Bazen eski acıyı **içimizde gizlediğimizi** bile fark etmeyiz.