"goalkeeper" in Turkish
Definition
Futbol veya hokey gibi sporlarda, topun veya disk’in kaleye girmesini önlemekle görevli oyuncu.
Usage Notes (Turkish)
'Kaleci' özellikle futbol ve hokeyde kullanılır. Sadece kaleyi koruyan oyuncuya denir; diğer savunma oyuncularıyla karıştırılmamalı. Halk arasında bazen 'keeper' veya 'golcü' denmez, sadece 'kaleci'.
Examples
The goalkeeper wears gloves to catch the ball.
**Kaleci** topu yakalamak için eldiven giyer.
My brother wants to be a goalkeeper on his soccer team.
Kardeşim futbol takımında **kaleci** olmak istiyor.
The goalkeeper stopped the ball from entering the net.
**Kaleci**, topun kaleye girmesini engelledi.
Their goalkeeper made an amazing save in the last minute.
Onların **kalecisi** son dakikada harika bir kurtarış yaptı.
We need a new goalkeeper because ours is injured.
Yeni bir **kaleci**ye ihtiyacımız var çünkü bizimki sakatlandı.
The fans cheered when the goalkeeper blocked the penalty shot.
**Kaleci** penaltı atışını kurtarınca taraftarlar tezahürat yaptı.