"go to seed" in Turkish
Definition
İyi durumunu kaybetmek, bakımsız hale gelmek veya kötüleşmek; genellikle bakım veya ilgi eksikliğinden. Yerler, eşyalar ve bazen insanlar için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Yarı resmi, hafif edebi veya sohbet havasında. Genellikle bahçe, ev ya da dış görünüş için kullanılır. Ani bir yıkımdan ziyade yavaşça kötüleşmeyi ima eder.
Examples
The garden began to go to seed after nobody took care of it.
Kimse ilgilenmeyince bahçe **bakımsız hale gelmeye** başladı.
The old building has really gone to seed.
O eski bina gerçekten **kötüleşmiş**.
His appearance has gone to seed lately.
Son zamanlarda dış görünüşü **kötüleşti**.
After the owners moved away, the house just slowly went to seed.
Ev sahipleri taşındıktan sonra ev yavaşça **bakımsız hale gelmeye** başladı.
Don’t let your talents go to seed—keep practicing!
Yeteneklerinin **körelmesine** izin verme—pratik yapmaya devam et!
The park used to be beautiful, but it’s really gone to seed in the last few years.
Park eskiden güzeldi ama son birkaç yılda **gerçekten kötüleşti**.