Herhangi bir kelime yazın!

"glimpsing" in Turkish

bir an görmekgöz ucuyla görmek

Definition

Bir şeyi ya da birini kısa bir an için ve genellikle net olmayan şekilde görmek.

Usage Notes (Turkish)

Dikkatlice incelemek yerine kısa ve anlık bakış için kullanılır. Günlük konuşmadan çok yazılı anlatımda görülür.

Examples

He was glimpsing the mountain through the trees.

Ağaçların arasından dağa **bir an bakıyordu**.

She kept glimpsing her friend in the crowd.

Kalabalıkta arkadaşını sürekli **bir an görüyordu**.

I love glimpsing the sunset from my window.

Penceremden gün batımını **bir an görmeyi** seviyorum.

I found myself glimpsing memories from my childhood while walking through my old neighborhood.

Eski mahallemde yürürken çocukluk anılarımı **bir an gördüm**.

After glimpsing the report, he realized there was a mistake.

Raporu **bir an göz ucuyla görünce**, bir hata olduğunu fark etti.

She was glimpsing possibilities she hadn’t considered before.

Daha önce düşünmediği olasılıkları **göz ucuyla görüyordu**.