"glibness" in Turkish
Definition
Kolayca ve akıcı şekilde konuşma yeteneği, ancak samimiyet ya da derinlikten yoksun.
Usage Notes (Turkish)
'Glibness' genellikle ciddi veya eleştirel ortamlarda, konuşmanın yüzeysel ve samimi olmadığını anlatmak için kullanılır. 'Gerçek hitabet' ile karıştırılmamalıdır.
Examples
His glibness made it hard to trust what he was saying.
Onun **çıtkırıldımlığı** söylediklerine güvenmeyi zorlaştırıyordu.
I was annoyed by the salesman’s glibness during our conversation.
Satıcının **çıtkırıldımlığı** sohbet sırasında beni rahatsız etti.
Her glibness impressed some people, but others found it fake.
Onun **çıtkırıldımlığı** bazı insanları etkiledi ama başkaları bunu yapmacık buldu.
Politicians are often criticized for their glibness when answering tough questions.
Politikacılar, zor soruları cevaplarken gösterdikleri **çıtkırıldımlık** nedeniyle çoğunlukla eleştirilir.
There’s a kind of glibness that makes people sound charming but unreliable.
İnsanı çekici ama güvenilmez kılan bir tür **çıtkırıldımlık** vardır.
If you listen closely, you can sense glibness in his promises.
Dikkatlice dinlerseniz, vaatlerinde bir **çıtkırıldımlık** hissedebilirsiniz.