"get in with" in Turkish
Definition
Birisiyle arkadaş olup, bir gruba kabul edilmek; genellikle sosyal ya da pratik kazanç elde etmek amacıyla yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Samimi ve gayriresmî bir kalıptır; genellikle avantaj elde etmek için bir çevreye girmek anlamına gelir. 'get in with the right people' gibi ifadelerde sık geçer.
Examples
He tried to get in with the popular kids at school.
Okuldaki popüler çocuklarla **kaynaşmaya** çalıştı.
It's not easy to get in with that group—they're very close.
O gruba **kaynaşmak** kolay değil—çok samimiler.
She finally managed to get in with her new colleagues.
Sonunda yeni iş arkadaşlarıyla **aralarına girmeyi** başardı.
If you want that job, you need to get in with the manager.
O işi istiyorsan yöneticiyle **arayı iyi tutmalısın**.
Tom always tries to get in with people who have connections.
Tom her zaman bağlantısı olan insanlarla **kaynaşmaya** çalışır.
You don't have to get in with everyone to be successful.
Başarılı olmak için herkesle **kaynaşmak** zorunda değilsin.