"get a line on" in Turkish
Definition
Birisi ya da bir şey hakkında, özellikle gayriresmî kaynaklardan ya da ipuçlarından bilgi edinmek.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan, samimi sohbetlerde kullanılır; genellikle 'biriyle' veya 'bir şeyle' ilgili bilgi almak anlamında kullanılır.
Examples
I want to get a line on that new restaurant before we go.
Gitmeden önce o yeni restoran hakkında **bilgi edinmek** istiyorum.
He tried to get a line on the best price for a car.
En iyi araba fiyatını **bilgi edinmeye** çalıştı.
Detectives need to get a line on the suspect's location.
Dedektiflerin zanlının yerini **bilgi edinmesi** gerekiyor.
Let me know if you get a line on any job openings.
Herhangi bir iş fırsatı hakkında **bilgi edinirsen** haber ver.
She managed to get a line on a great apartment before anyone else did.
O, herkesten önce harika bir dairenin **bilgisini aldı**.
If you want to buy rare sneakers, you need to get a line on them early.
Nadir spor ayakkabıları almak istiyorsan, erkenden **bilgi edinmelisin**.