"genocidal" in Turkish
Definition
Soykırım ile ilgili veya onu destekleyen hareket, kişi ya da politikaları tanımlar; genellikle bir grup insanın etnik, dini veya ulusal sebeplerle topluca öldürülmesine yönelik kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Ciddi ve resmî bağlamlarda geçer; günlük konuşmada kullanılmaz. 'Soykırımcı rejim', 'soykırımcı eylem' gibi ifadelerde sıkça görülür.
Examples
The genocidal attacks shocked the entire world.
**Soykırımcı** saldırılar tüm dünyayı şoke etti.
He spoke out against the genocidal policies of the government.
Hükümetin **soykırımcı** politikalarına karşı çıktı.
A genocidal leader was put on trial for his crimes.
Bir **soykırımcı** lider, işlediği suçlardan dolayı yargılandı.
The movie depicts a society living under a genocidal dictatorship.
Film, **soykırımcı** bir diktatörlük altında yaşayan toplumu konu alıyor.
International courts investigate genocidal acts to hold people accountable.
Uluslararası mahkemeler, **soykırımcı** eylemleri soruşturup sorumluları cezalandırıyor.
Using such genocidal language in speeches can be extremely dangerous.
Böylesine **soykırımcı** bir dili konuşmalarda kullanmak son derece tehlikeli olabilir.