"garrulous" in Turkish
Definition
Sürekli ve çoğu zaman önemsiz şeyler hakkında konuşan kişiyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle yazılı veya resmi dilde kullanılır; günlük konuşmada pek rastlanmaz. 'Geveze' ve 'çenebaz' çoğunlukla olumsuz bir izlenim bırakır.
Examples
My grandfather is very garrulous at family dinners.
Dedem aile yemeklerinde çok **geveze**dir.
The garrulous teacher kept talking after class ended.
**Geveze** öğretmen, ders bittikten sonra bile konuşmaya devam etti.
I find him too garrulous for quiet company.
Sessiz bir ortam için onu fazla **geveze** buluyorum.
Even in a room full of people, her garrulous nature stands out.
Bir oda dolusu insan arasında bile onun **geveze** yapısı göze çarpıyor.
I wish my roommate weren’t so garrulous when I’m trying to read.
Okurken keşke oda arkadaşım bu kadar **geveze** olmasa.
He’s friendly but can get a bit garrulous after a few drinks.
Kendisi arkadaş canlısıdır fakat birkaç içki içince biraz **geveze** olabilir.