Herhangi bir kelime yazın!

"gallivanting" in Turkish

başıboş gezmekeğlenmek için dolaşmak

Definition

Eğlence ya da macera amacıyla amaçsızca farklı yerlerde dolaşmak.

Usage Notes (Turkish)

Resmî olmayan, eğlenceli bir anlam taşır; genelde zaman kaybı ya da sorumluluktan kaçma iması yapar. 'gallivanting around' kalıbıyla sık kullanılır.

Examples

They spent the afternoon gallivanting in the park.

Onlar öğleden sonrayı parkta **başıboş gezerek** geçirdi.

Stop gallivanting and finish your homework!

Artık **başıboş gezmeyi** bırak ve ödevini bitir!

We saw her gallivanting with her friends downtown.

Onu arkadaşlarıyla şehir merkezinde **başıboş gezerken** gördük.

He was supposed to be studying, but he was out gallivanting all weekend.

Ders çalışması gerekiyordu ama bütün hafta sonu **başıboş gezdi**.

You can't just keep gallivanting across the country whenever you feel like it.

İstediğin zaman ülkeyi **başıboş dolaşamazsın**.

After months of work, she finally went gallivanting around Europe.

Aylardır çalıştıktan sonra nihayet Avrupa'da **başıboş gezmeye** çıktı.