"fuming" in Turkish
Definition
Kişinin çok öfkeli olduğu ve bu öfkenin yüzünden veya tavırlarından anlaşıldığı durumdur.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok konuşma dilinde ve hikaye anlatırken kullanılır; resmi yazılarda nadiren geçer. 'küplere binmek' veya 'öfkeden delirmek' yoğun ve dışa vurulan öfkeyi belirtir.
Examples
She was fuming when she found out about the mistake.
Hatanın farkına vardığında **küplere binmişti**.
My dad was fuming after his car was scratched.
Babamın arabası çizildikten sonra **küplere bindi**.
He walked out of the room, still fuming.
Odadán çıktı, hâlâ **küplere binmişti**.
I could tell she was fuming just by the look on her face.
Yüzündeki ifadeden **küplere bindiği** hemen anlaşılıyordu.
After waiting an hour, everyone was fuming about the delay.
Bir saat bekledikten sonra herkes gecikmeye **küplere binmişti**.
Trust me, you don't want to talk to him while he's fuming.
İnan bana, o **küplere binmişken** onunla konuşmak istemezsin.