"freeloading" in Turkish
Definition
Başkasının sırtından bedava yemek, para ya da kalacak yer elde etme durumu.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik ve azarlayıcı bir ifade; sürekli olarak katkı yapmadan başkasının üzerinden geçinmeyi anlatır. Samimi arkadaşlar arası geçici yardım için kullanılmaz.
Examples
He lost his job and started freeloading at his friend's house.
İşini kaybetti ve arkadaşının evinde **bedavacılık** yapmaya başladı.
Freeloading is not fair to people who always help you.
**Bedavacılık**, sana her zaman yardım eden insanlara karşı adil değildir.
Some people think college students are always freeloading.
Bazı insanlar, üniversite öğrencilerinin her zaman **bedavacılık** yaptığını düşünür.
Stop freeloading off your parents and get a job.
Ailenden **bedavacılık** yapmayı bırak ve iş bul.
Everyone knows he's freeloading, but no one says anything.
Herkes onun **bedavacılık** yaptığını biliyor ama kimse bir şey demiyor.
The party was full of freeloading guests who didn’t even bring a drink.
Partide, bir içecek bile getirmeyen **bedavacı** misafirlerle doluydu.