"fragmented" in Turkish
Definition
Bir bütünün küçük parçalara ayrılmış ya da bir arada olmayan hali. Fiziksel nesneler, bilgiler veya topluluklar için kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
'Parçalanmış' hem somut nesneler hem de 'parçalanmış piyasa', 'parçalanmış uyku' gibi soyut kavramlar için kullanılır. Birlik ve bütünlük olmamasını ifade eder.
Examples
The vase was fragmented after it fell.
Vazo düştükten sonra **parçalanmış** oldu.
We read a fragmented story with missing pages.
Eksik sayfalarıyla **parçalanmış** bir hikaye okuduk.
His attention was fragmented during the meeting.
Toplantı sırasında dikkati çok **parçalanmıştı**.
Our sleep has been so fragmented since the baby arrived.
Bebek geldiğinden beri uykumuz çok **parçalanmış** durumda.
The company's structure is too fragmented to work efficiently.
Şirketin yapısı çok **parçalanmış**, verimli çalışmaya elverişli değil.
Social media has made our conversations more fragmented than ever.
Sosyal medya yüzünden konuşmalarımız artık daha da **parçalanmış**.