"forsakes" in Turkish
Definition
Birini veya bir şeyi tamamen, genellikle sonsuza kadar ve en çok ihtiyaç duyduğu anda terk etmek.
Usage Notes (Turkish)
'Forsake' daha çok edebi ve resmi bir kelimedir; genellikle dini veya duygusal durumlarda kullanılır ('forsake all others' gibi). 'Leave'den daha güçlüdür ve terk etme, ihanet etme anlamı taşır. Günlük konuşmada nadiren kullanılır.
Examples
She forsakes her old habits to start a new life.
Yeni bir hayata başlamak için eski alışkanlıklarını **terk ediyor**.
He forsakes his friends when times are hard.
Zor zamanlarda arkadaşlarını **terk ediyor**.
The village forsakes old traditions for modern ways.
Köy, modern yollar için eski gelenekleri **terk ediyor**.
Sometimes it feels like fate forsakes us when we need help most.
Bazen, en çok yardıma ihtiyacımız olduğunda kader bizi **terk etmiş** gibi hissedilir.
True love never forsakes you, even in your darkest moments.
Gerçek aşk, en karanlık anlarında bile seni asla **terk etmez**.
He always says he’ll be there, but when trouble comes, he forsakes everyone.
Her zaman yanında olacağını söyler ama sorun çıkınca herkesi **terk ediyor**.