"foolhardy" in Turkish
Definition
Olası sorunları ya da sonuçları düşünmeden çok riskli ya da tehlikeli işler yapan kişiler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Bu sözcük genellikle eski tarz ve resmidir; gereksiz ve düşüncesizce yapılan tehlikeli işler için eleştirel olarak kullanılır. 'Brave' (cesur) ile karıştırılmamalıdır; burada gereksiz risk ön plandadır. Sık kullanılanlar: 'foolhardy decision', 'foolhardy behavior'.
Examples
It is foolhardy to swim in the river during a storm.
Fırtına sırasında nehirde yüzmek oldukça **deli cesaretli** bir şeydir.
John made a foolhardy decision by driving without his seatbelt.
John, emniyet kemeri takmadan araba sürerek **deli cesaretli** bir karar verdi.
Climbing that tall tree was a foolhardy thing to do.
O ağaçlara tırmanmak gerçekten **deli cesaretli** bir işti.
His foolhardy attempt to jump across the gap shocked everyone.
Boşluğu atlamaya çalışması o kadar **deli cesaretli**ydi ki herkes şaşırdı.
People called her foolhardy, but she just wanted to prove she could do it.
İnsanlar ona **deli cesaretli** dedi ama o sadece bunu yapabileceğini kanıtlamak istedi.
That was a pretty foolhardy move—let’s hope it pays off.
Bu oldukça **deli cesaretli** bir hareketti—umarım işe yarar.