Herhangi bir kelime yazın!

"foisted" in Turkish

dayatmakzorla kabul ettirmek

Definition

Birisine istemediği veya talep etmediği bir şeyi, çoğunlukla adil olmayan veya hileli bir şekilde zorla kabul ettirmek.

Usage Notes (Turkish)

'Dayatmak' resmi ve eleştirel metinlerde tercih edilir. Genellikle istenmeyen yük, sorumluluk ya da ürünler için kullanılır. Olumlu bir şeyi vermek için kullanılmaz.

Examples

They foisted extra work onto us at the last minute.

Onlar son anda bize ekstra işi **dayattılar**.

The company foisted a faulty product on customers.

Şirket arızalı ürünü müşterilere **dayattı**.

He felt that unwanted tasks were being foisted upon him.

O, istenmeyen görevlerin kendisine **dayatıldığını** hissetti.

They foisted the blame on him to avoid trouble.

Sorundan kaçınmak için suçu ona **dayattılar**.

Old rules were foisted upon the committee despite objections.

İtirazlara rağmen eski kurallar komiteye **dayatıldı**.

I hate it when unnecessary fees get foisted on customers.

Gereksiz ücretlerin müşterilere **dayatılmasından** nefret ediyorum.