"focused" in Turkish
Definition
Bir kişinin, çabanın ya da planın tamamen belli bir şeye odaklanmış, dikkatinin dağılmadığı ve amacı net olduğu anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'be focused on' ('She is focused on her exams') şeklinde kullanılır. Okulda, işte ve hedef belirlemede olumlu anlam taşır. Zihinsel yoğunlaşma için kullanılır; fotoğraf makinasındaki 'odakta' ile karıştırmayın.
Examples
The students are focused during the lesson.
Öğrenciler derste **odaklanmış** durumda.
She stayed focused on her homework.
O, ödevine **odaklanmış** halde kaldı.
We need a focused plan.
Bize **odaklanmış** bir plan lazım.
Once I turned off my phone, I felt a lot more focused.
Telefonumu kapattığımda çok daha **odaklanmış** hissettim.
Let's keep the meeting focused and finish in thirty minutes.
Toplantıyı **odaklanmış** şekilde tutalım ve otuz dakikada bitirelim.
He's really focused on getting this project done before Friday.
O, bu projeyi Cuma gününe kadar bitirmeye gerçekten **odaklanmış**.