"fizzing" in Turkish
Definition
Sıvıdan çıkan gazın oluşturduğu köpükler ve cızırdama sesi. Genellikle soda veya kimyasal tepkimelerde olur.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla içecekler için kullanılır. Bazen heyecan ya da enerji dolu ortamlar için de kullanılır. Teknik metinlerde nadirdir.
Examples
The soda was fizzing when I opened it.
Sodayı açtığımda hemen **köpürmeye** başladı.
The lemonade is fizzing in the glass.
Limonata bardakta **cızırdıyor**.
I heard a fizzing noise from the bottle.
Şişeden bir **cızırdama** sesi duydum.
The water started fizzing as soon as I dropped the tablet in.
Tableti attığım an su **cızırdamaya** başladı.
He was so excited, he was almost fizzing with energy.
O kadar heyecanlıydı ki adeta enerjiden **cızırdıyordu**.
"Listen! The champagne is still fizzing in our glasses," she said.
"Dinle! Şampanya hâlâ kadehlerimizde **cızırdıyor**," dedi.