"fixated" in Turkish
Definition
Bir şeye veya birine aşırı derecede odaklanmak ya da takıntı haline getirmek; bazen bu durum sağlıksız boyutlara ulaşabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'fixated on...' şeklinde kullanılır; sadece ilgi veya odaklanmaktan daha yoğun bir saplantı veya takıntı ifade eder.
Examples
He is fixated on video games and plays them all day.
O video oyunlarına **takıntılı** ve bütün gün onları oynuyor.
The boy became fixated on solving the puzzle.
Çocuk bulmacayı çözmeye **takıntılı** hale geldi.
Why are you so fixated on what she said?
Onun söylediklerine neden bu kadar **takıntılısın**?
She's fixated on her appearance and checks the mirror every few minutes.
Dış görünüşüne **takıntılı** ve her birkaç dakikada bir aynaya bakıyor.
Some people get fixated on success and forget to enjoy life.
Bazı insanlar başarıya **takıntılı** hale gelir ve hayatın tadını çıkarmayı unutur.
After hearing the news, he became fixated on finding out the truth.
Haberi duyduktan sonra, gerçeği öğrenmeye **takıntılı** hale geldi.