"find a way around" in Turkish
Definition
Bir engeli ya da problemi, doğrudan üzerine gitmeden farklı bir yol veya çözüm ile aşmak.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik konuşmada veya iş hayatında; zorluklar, kurallar veya kısıtlamalar karşısında kullanılır. Fiziksel dolaşma anlamından ziyade akıllı çözümler üretmekle ilgilidir.
Examples
We need to find a way around this rule if we want to join the game.
Oyuna katılmak istiyorsak bu kuralın **çözümünü bulmamız** gerekiyor.
She always tries to find a way around difficult problems.
Zor problemlere her zaman **çözüm bulmaya** çalışır.
Is there a way to find a way around the technical issues?
Teknik sorunlara **başka bir yol** bulunabilir mi?
Don’t worry, we’ll find a way around it somehow.
Endişelenme, bir şekilde **çözüm buluruz**.
Every time there’s trouble, Max manages to find a way around it.
Her sorun çıktığında Max bir şekilde **çözüm bulmayı** başarıyor.
We couldn’t fix the printer, but we found a way around by sending the file to another office.
Yazıcıyı tamir edemedik, ama dosyayı başka bir ofise göndererek **başka bir yol bulduk**.