"fight your way out" in Turkish
Definition
Kişinin zor veya tehlikeli bir durumdan mücadele ederek ya da güç kullanarak çıkmaya çalışması. Hem gerçek hem de mecazi olarak kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Gerçek bir kavga veya hayatın zorluklarını aşarken kullanılabilir. Kısa konuşmalarda ve yazıda yaygındır, resmî bir anlatım değildir.
Examples
He had to fight his way out of the burning building.
Yanmakta olan binadan **mücadele ederek çıkmak** zorunda kaldı.
She managed to fight her way out of the crowd.
O kalabalığın içinden **mücadele ederek çıkmayı** başardı.
Sometimes you have to fight your way out when things get tough.
Bazen işler zorlaştığında **mücadele ederek çıkman** gerekir.
He felt trapped, but he knew he had to fight his way out somehow.
Kendini tuzağa düşmüş hissetti, ama bir şekilde **mücadele ederek çıkması** gerektiğini biliyordu.
We had to fight our way out of a lot of problems last year, but we made it.
Geçen yıl birçok sorunun içinden **mücadele ederek çıktık**, ama başardık.
No one will help you—you'll have to fight your way out on your own.
Kimse sana yardım etmeyecek—**kendi başına mücadele ederek çıkmak** zorundasın.