"fight it out" in Turkish
Definition
Bir anlaşmazlık veya rekabeti fiziksel mücadeleyle ya da biri kazanana kadar doğrudan karşılaşarak çözmek. Hem gerçek hem de mecazi anlamda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayriresmî, hikâyelerde, sporda veya tartışmalarda geçer. Fiziksel kavga veya rakip arasındaki mücadele anlamına gelebilir. Küçük anlaşmazlıklar için kullanılmaz.
Examples
The two boys decided to fight it out on the playground.
İki çocuk oyun alanında **karşı karşıya gelmeye** karar verdi.
Let's just fight it out and see who wins.
Sadece **karşı karşıya gelelim** ve kim kazanacak görelim.
If you can't agree, you'll have to fight it out.
Anlaşamıyorsanız, **kapışmak** zorunda kalacaksınız.
They both wanted the last slice of pizza, so they decided to fight it out.
Her ikisi de son pizza dilimini istedi, bu yüzden **kapışmaya** karar verdiler.
This company rivalry won't end until they fight it out.
Bu şirket rekabeti, onlar **karşı karşıya gelene** kadar bitmeyecek.
Instead of arguing all night, why don't you just fight it out?
Bütün gece tartışmak yerine, neden sadece **kapışmıyorsunuz**?