"fibbed" in Turkish
Definition
Kimseyi aldatmak amacı taşımadan küçük ve zararsız bir yalan söylemek.
Usage Notes (Turkish)
Küçük, zararsız ve genellikle şaka veya nezaket için söylenir; çocuklar ve yakınlar arasında yaygındır. Ciddi yalanlar için kullanılmaz.
Examples
He fibbed about eating the last cookie.
Son kurabiyeyi yediği konusunda **küçük bir yalan söyledi**.
She fibbed to her teacher about her homework.
Ödevini öğretmenine **küçük bir yalan söyledi**.
The boy fibbed when he said he had finished his chores.
Çocuk, işlerini bitirdiğini söylerken **küçük bir yalan söyledi**.
I fibbed a little so I wouldn't hurt her feelings.
Onun duygularını incitmemek için biraz **küçük bir yalan söyledim**.
They fibbed about their age to get into the movie.
Sinemaya girebilmek için yaşları konusunda **küçük bir yalan söylediler**.
When asked if he was nervous, he just fibbed and said, 'No, not at all.'
Ona "heyecanlı mısın?" diye sorulduğunda, o sadece **küçük bir yalan söyledi** ve 'Hayır, hiç değilim.' dedi.