Herhangi bir kelime yazın!

"feel in your bones" in Turkish

içten hissetmekiliklerine kadar hissetmek

Definition

Bir konuda kanıt olmadan, içgüdü veya sezgiyle, kesin bir şekilde emin olmak.

Usage Notes (Turkish)

Gündelik ve samimi bir ifadedir. Özellikle 'I feel it in my bones' gibi kalıplarda, içsel bir kesinlik ya da kuvvetli hisler için tercih edilir.

Examples

I feel it in my bones that it will rain today.

Bugün yağmur yağacak, bunu **iliklerime kadar hissediyorum**.

She feels in her bones that something good is coming.

O, güzel bir şeyin geleceğini **iliklerine kadar hissediyor**.

Do you ever just feel in your bones that you should call someone?

Hiç sadece birine araman gerektiğini **içten hissettin** mi?

I don't know why, but I just feel it in my bones that they'll win the game.

Neden bilmiyorum ama onların maçı kazanacağını **iliklerimde hissediyorum**.

You can feel it in your bones when something isn't right, can't you?

Bir şeyler ters gittiğinde bunu **iliklerine kadar hissedebilirsin**, değil mi?

Even before she announced it, I felt it in my bones that she was leaving.

O daha açıklamadan önce onun gideceğini **iliklerimde hissetmiştim**.