"favouritism" in Turkish
Definition
Kişisel tercihler nedeniyle bazı insanlara diğerlerinden daha iyi fırsatlar veya avantajlar sağlanması; adil ve tarafsız olmama durumu.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle iş yerleri, okullar veya otoriteler hakkında konuşurken kullanılır. 'show favouritism', 'accused of favouritism' gibi kalıplarla sıkça geçer. 'preference' ile karıştırılmamalı; burada adaletsizlik vurgulanır.
Examples
The teacher was accused of favouritism towards some students.
Öğretmen bazı öğrencilere karşı **kayırmacılık** ile suçlandı.
Parents should avoid showing favouritism among their children.
Ebeveynler çocukları arasında **kayırmacılık** göstermemelidir.
Favouritism at work can make employees feel unhappy.
İşyerinde **kayırmacılık** çalışanların mutsuzluğuna yol açabilir.
Management denies any favouritism in hiring new staff.
Yönetim, yeni personel alımında herhangi bir **kayırmacılık** olmadığını açıkladı.
Many people believe favouritism is still common in politics.
Birçok insan, siyasette hala **kayırmacılığın** yaygın olduğunu düşünüyor.
If you keep showing favouritism, it's going to cause resentment.
Sürekli **kayırmacılık** yaparsanız, bu rahatsızlığa yol açacaktır.