"falsified" in Turkish
Definition
Birilerini kandırmak amacıyla belge, kayıt veya verilerin kasıtlı olarak değiştirilmiş veya sahte hale getirilmiş olması.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi ve hukuki durumlarda kullanılır; 'sahte belgeler' gibi. Gündelik yalanlar için kullanılmaz, bunun yerine 'yalan söyledi' denir.
Examples
The company submitted falsified reports to the authorities.
Şirket, yetkililere **sahte** raporlar sundu.
He was arrested because he had falsified his identity documents.
Kimlik belgelerini **sahte** olarak düzenlediği için tutuklandı.
The research was disqualified due to falsified data.
Araştırma, **sahte** veriler nedeniyle diskalifiye edildi.
They discovered the documents had been falsified, causing a huge scandal.
Belgelerin **sahte** olduğu ortaya çıktı ve büyük bir skandal yaşandı.
Her signature on the contract was completely falsified.
Sözleşmedeki imzası tamamen **sahte**ydi.
The numbers in the report looked suspiciously falsified to the auditor.
Rapordaki rakamlar, denetçi için şüpheli şekilde **tahrif edilmiş** görünüyordu.