"exude" in Turkish
Definition
Koku, sıvı veya duygu gibi bir şeyi yavaşça ve sürekli olarak dışarıya vermek. Birinin belirgin bir duygu ya da özelliği gösterdiğinde de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya betimleyici yazımda kullanılır. 'exude confidence', 'exude charm', 'exude happiness' gibi duygular veya özelliklerle çokça kullanılır; sıvı veya koku için de kullanılabilir ama genellikle mecazi olarak duygular ve nitelikler için kullanılır.
Examples
He exudes confidence wherever he goes.
O, nereye gitse **özgüven** saçıyor.
The flowers exude a sweet smell.
Çiçekler tatlı bir koku **saçıyor**.
Sap exudes from the cut tree trunk.
Kesilmiş ağaç gövdesinden reçine **sızıyor**.
She always exudes positive energy, even on tough days.
Zor günlerde bile her zaman **pozitif enerji** saçıyor.
His apartment exudes old-world charm.
Dairesi eski zamanların cazibesini **yayıyor**.
You really exude happiness when you talk about your kids.
Çocuklarından bahsettiğinde gerçek anlamda **mutluluk** saçıyorsun.